|
ASANSÖR HALATLARININ KONTROLÜ
ASANSÖR HALATLARININ MUAYENESİ
Çelik halatlı asansörlerde, halatların ne zaman veya çelik tellerin kaçının kırıldığı, ne kadarının aşındığı ve çapının ne kadar düştüğü zaman değişmeleri gerektiği konularında, bakımcı firmanın cevap vermesi gereken bazı ciddi sorular vardır. Tabii ki bunların dışında, paslanma ve aşırı uzama gibi başka problemler de mevcuttur.
Çelik tellerin kırılmasında en önemli konu kaç telin kırıldığı ve bunların halat boyunca nasıl dağıldığıdır. Ölçü olarak, dışardan görülebilen ve belli bir uzunluk içinde bulunan kırıkların azami sayısı alınmalıdır. ISO 4344 ‘e göre bu uzunluktaki azami sayıda kırıklar iki ayrı şekilde tespit edilmelidir:
1-Bütün kordonlardaki ve
2-En fazla aşınmış iki kordondaki
kırıklar ayrı ayrı sayılmalıdır. Bahsi geçen uzunluk, halatın çapının 6 mislidir. 8x19 tipi yani 8 kordonlu ve her kordonda 19 tel olan bir halatta eğer çap 10mm ise L=6x10 yani 60 mm uzunlukta ve bütün kordonlara muntazam dağılmış 15 den fazla kırık olmamalıdır. Buna ilaveten bir veya iki kordonda 8 den fazla kırık da olmamalıdır. Bu hesap ile halatların değiştirilip değiştirilmeyeceğine veya halatların, yakından sıkı bir şekilde kontrol edilmesine karar verilmelidir. Ayrıca kırıklara sebebiyet verebilecek olan, halat üzerinde mevcut “kuş gözlerine“ dikkat edilmelidir.
Halatın dışardaki tellerinde fazla aşınmış olanlar (parlayanlar) varsa, bu teller o yerlerden kısa bir süre sonra ve süratle kırılacaklardır. Bu teller tespit edilerek halatın ne kadar kısa zamanda değiştirilmesi gerektiği tahmin edilebilir.
Yukarda bahsi geçen, halatların değiştirilme kriterleri, daha ziyade kasnakların, bilhassa tahrik kasnağının, çelik veya döküm olması halinde geçerlidir. Eğer asansörde plastik kasnak kullanılıyorsa, kırılmalar dış tellerden ziyade iç tellerde meydana geleceğinden, bu durumlarda, plastik kasnaklar için geliştirilmiş olan özel kaidelere riayet edilmesi gerekir.
Halat çapının küçülmesi, iç ve dış tellerin aşınmasına bağlı olarak, asansörün uzun zaman devre dışı kalması veya kullanılmaması halinde meydana gelir. Kendir özlü çelik halatlarda, kendir özün kuruması ve ufalanması halinde çapın küçülmesi daha da artar. Halat çapının % 6 küçülmesi durumunda, (mesela 13 mm lik halatın çapının 12.2 mm’ye düşmesi gibi) halat hemen değiştirilmelidir. Çünkü ;
- İç tellerin kırılmasından kaynaklanan ve kordonların halat çapının düşmesinden ötürü birbirlerine temas ettikleri yerlerden, kopma tehlikesi mevcuttur.
- Tahrik kasnağı hesabı, halatın kasnak yivine uyması esasına dayanır. Halat çapı düşünce halatın kasnak üzerinde kayma ihtimali artar.
- İncelmiş halatlar ile çalışan tahrik kasnakların aşınmış yivlerin ince olacağından ve yeni takılacak halatlar için de çok dar olacağından on-ları da tahrip edeceklerdir.
Kordonların arasında pas tozu bulunması halinde, halat çapının kontrol edilmesi gerekir. Halat çapının % 4 ün altında azalması halinde ilaveten yapılacak yağlama ile problem çözülebilir. Pas oluşmasının ana sebebleri arasında, az yağlama, yanlış ilave yağlama ve rutubetli veya asit ihtiva eden kuyu atmosferidir.
% 6 dan fazla bir çap azalması halinde genelde halat değişimini gereklidir. Pas-lanmanın ana sebeblerinden biri olarak dış kordonların arasındaki aşırı sürtünmeyi de saymak lazımdır. Normal olarak kordonların arasındaki sürtünme azdır ve kordonlar halat boyunca birbirlerine destek olurlar. Ama halat çapı azalınca kordonlar arasındaki sürtünme artar. Meydana gelen aşınma parlak ve metalik değil, kırmızımtrak kahverengi bir renkdedir. Bu aşınma şekline genelde “halatın kanaması” dendiği gibi, Amerika Birleşik devletlerinde de “kırmızı toz” olarak adlandırılır. Esas tehlike, ancak yükden kurtulduktan sonra halatın kuvvetli bir şekilde bükülmesi ile görülebilen iç tellerin kırılmış olmasıdır.
Tahrik kasnaklarında ki yivler, yuvarlak yivler , V şeklindeki yivler ve altı kesik yuvarlak yivlerdir. Yivlerin şekli, sürtünme kat sayısını etkilediği gibi, halatın kullanılma süresini uzatır veya kısaltır. Yivler, kullanılma süresi boyunca aşınırlar. Onun için halat değişiminde yivlerin muhakkak kontrol edilmesi gerekir.
Halatların kullanma süresi için zararlı olan, yivlerin birbirlerinden farklı olarak aşınmış olmalarıdır, bilhassa halatların tahrik kasnağı üzerinde iki defa yani 360 dereceden fazla dolanmış olanları için. Farklı aşımada her halatın kasnak üzerindeki tesir çapı, değişik olducağından, her halat değişik bir sürat ile ilerleyecektir. Halatların arasındaki fark da, ancak halatlar arasındaki büyük bir kayma ile kapanır ki, bu kayma çoğu zaman meydana gelen büyük bir gürültü ile kendini belli eder. Bu arada Tahrik kasnağı ile Karşı kasnak arasında büyük gerilmeler, büyük kuvvetler ortaya çıkar.
Bu sebeblerden ötürü, halat değişiminde, sertleştirilmemiş tahrik kasnaklarındaki yiv profilleri, muhakkak kontrol edilmelidir. Yivler şablonlar ile ölçülebilir. Bu şablonların 1/10 mm’luk kademeler ile yapılmış olması lazımdır.
Genellikle ilk halatlar ile bir asansörün, bakımda, problemsiz 10-15 sene çalıştığını ama tahrik kasnağı torna edilip yeni halatlar takılınca aşınmanın ve kasnak üzerinde halat izlerinin meydana geldiği görülmektedir. Bu olay pek çok asansör üzerinde incelendiğinde, bunun tornalanmış kasnaklarda tipik olduğunu görmekteyiz. Kasnakların % 60’ının tornalandıktan bir sene sonra değiştirilmek zorunda kalındığını görmekteyiz. Böylece bu olaylarda suçun, esasında takılan yeni ha-latlarda olmadığını görmekteyiz. Her kasnak yivlerinin bozulması olayında, yeni halatlar suçlu değildir. Kasnağın pik yapısının uzun seneler süren devamlı baskı altında kalmaktan, zamanla malzeme yorgunluğu oluştuğunun ve tornalanıp üst satıhdaki ferritik tabakanın ortadan kalkmasından sonra yeni yüklere çok hassas ve müdafaasız kaldığını düşünebiliriz.
Kasnağın malzemesini çok basit bir şekilde analiz etmek mümkün değildir. Ancak, tahrik kasnağının sertliğini ölçmek mümkündür. Uzun bir zaman sürecinde yapılan incelenmenin neticesinde 180 HB sertliğe (Brinell sertlik) kadar, çelik halat izinin kasnak üzerinde kaldığını ve yivlerin aşındığını görmekteyiz. 180- 195 HB arasındaki sertliklerde bu ihtimalin azaldığını, 200-210 HB sertliğinde ise bu tip tahribatlara rastlanmıyor.
Pik GG25’de dökümde elde edilebilecek sertlik 230 HB civarında bulunmaktadır. Ancak bu ölçümlerin sert döküm kabuğunun en az 2 mm veya daha fazla tornalanmış olduğu kısımlarda yapılmış olmalıdır. Aksi takdirde, yanlış ölçüm neticeleri elde edilmiş olabilir. Pik GGG 60 daha iyi neticeler vermektedir, an-cak daha pahallıdır. Tecrübeler göstermektedir ki, sadece sertlik değil dökümdeki alaşım da, aşınmanın olmamasında büyük rol oynamaktadır. Kasnağın dö-kümden sonra işlenmeden önce bekletilip, yaşlandırılmaması da, aşınmada negatif rol oynamaktadır.
Plastikden (mesela polyamid) veya plastik bir tabakası olan tahrik kasnaklar daha iyi sürtünme kat sayısı sağlamakta ise de, maalesef Avrupada pek kullanılmamaktadır. Saptırma makaraları genelde tahrik makaraları ile aynı malzemeden olmalıdır. Gerçi bu makaralarda yivler nadir olarak yeni halatların hasar görebileceği kadar derinlikte, aşınırlar.Ama buna rağmen saptırma makaraları da halat değişiminde muhakkak kontrol edilmelidir.
Eğer makaranın yüzey sertliği gereken sertlikde olmasına rağmen yivlerin birinde veya birkaçında halat izi meydana gelir ise aşağıdaki şu hususlar muhakkak kontrol edilmelidir:
- Halat gerginliklerin farklı olup olmadığı
- Halatların kuru olup olmadığı
- Yivlerin dar olup olmadığı
Ama, her durumda dökümün kalitesi çok mühimdir. Ayrıca yivlerin aşınması ile halatın elastikiyeti arasında çok yakın bir bağ vardır. En nihayet yiv, halatın hareket esnasında bir matkap şeklinde hareket ederek yivi törpülemesinden de tahrip olabilir. Çelik özlü halatlar daha az bir elastikiyete sahip olduklarından, daha avantajlıdırlar.
Kaynak : Asansör Dünyası Dergisi
Yazarı ; TUNÇ TİMURKAN
|